jump to navigation

Yedi Maddede Yazarken Fark Yaratmak 20/12/2020

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Yazılı işleriyle ilgili özellikle öğrencilerime uzun süredir verdiğim bazı tavsiyeler var. Sadece öğrencilerim değil, yakın dostlarım, iş arkadaşlarım, tanıdığım tüm profesyoneller, hatta neredeyse herkes bir şekilde yazı yazıyor. Günümüzün hiper-bağlantı dünyasında yazı ve yazılı ifade bir yerden sonra artık yeni gerçekliğimiz haline geldi. Ödevler hazırlıyoruz, raporlar kaleme alıyoruz, kurgusal, akademik veya profesyonel metinler meydana getiriyoruz. Aslında bir şekliyle, kendi gerçekliğimizi inşa etmeye çalışıyoruz, bu metinlerle.

“Söz uçar, yazı kalır” sözünden hareketle, vermeye çalıştığım tavsiyelerde bu metinlerin etkisini artıracak bazı ipuçlarını paylaşıyorum. Ama bugün fark ettim ki, bunları şimdiye kadar hiç “yazıya” geçirmemişim. İşte Tavsiyelerim:

1. Özgün Olun:

Uydurmayın, anlaşılır. Kopya çekmeyin, fark edilir. Kendiniz olun. Kendi fikirlerinizi anlatın. Kısacası özgün olun. Elbette başkalarının fikirlerinden esinlenebilirsiniz, bunda kaynak belirttiğiniz sürece hiçbir sorun yok. Ama unutmayın ki, o metne ruhunu veren sizin ifadelerinizdir. Ruhu olmayan bir metin ise, hiç kimsenin ilgisini çekmez, etki falan da yaratmaz. Dikkate alınmaz, unutulur gider…

2. Veri Kullanın:

Ortaya koyduğunuz her türlü fikri, görüşü veya iddiayı, bunları kanıtlayacak veya temellendirecek verilerle ifade edin. Hem ortaya koyduğunuz ifadeyi güçlendirirsiniz, hem ifade ettiklerinize somut kanıtlar eklersiniz, hem de anlattığınız her neyse, metnin içinde ete kemiğe bürünmüş olur ve tabii ki yazdıklarınızın da etkisi artar, daha fazla ilgi çeker…

3. Kıyas Yapın:

Şayet iddianızın havada kalmasını istemiyorsanız, bu iddialarımızı mutlaka türdeş bir şeylerle kıyaslayın. Sayılar kullanın, oranlar kullanın, sıfatlar kullanın. Özellikle günümüzün rekabetçi şartlarında, ortaya koyduğunuz her türlü görüş, şayet herhangi bir şeyle kıyaslanabiliyorsa, daha fazla anlam ifade ediyor. Zira insanların zihni fena halde göreceli işlemeye başladı. Neye göre daha iyi, kime göre daha etkili, kısacası neye yakın, neye uzak…

4. Çözüm Önerin:

Boşa giden bir çok sağlam analize rastladım bugüne kadar. Bunların boşa gitmesinin temel nedenlerinden biri de mükemmel analizler olmalarına karşın, hiçbir çözüme ulaşmamalarıydı. Yazdığınız her şeyde sağlam bir analiz olsun ama bu analizi mutlaka çok daha sağlam çözüm önerileriyle destekleyin. Çözüme ulaştırılmamış her türlü analiz, boşa çekilmiş kürektir. Çözüm içermeyen bir metin, okuyanı hiçbir yere vardırmadığı gibi, hiçbir anlam da ifade etmez, ortaya bir etki de çıkartamaz…

5. Anekdot Kullanın:

Ahir zamanda buna “hikâye anlatıcılığı” da denmeye başlandı. Sözü çok uzatmayacağım. Bir hikayesi olmayan metin, günümüzün medya bombardımanında, artık hiçbir yere oturmuyor ne yazık ki. Kaleme aldığımız bir metinle etki yaratmak istiyorsak, bu metnin mutlaka bir hikayesi olmalı veya bir hikâyeye öykünmeli, en azından. Bu hikâye elbette ki abes veya alakasız bir şey olmamalı. Konuyla ilgili, açıklayıcı ve elbette gerçek bir hikâye seçmekte fayda var.

6. Akılda Kalıcı bir Şey Bulun:

Yazdıklarınızı okuyanın, yazdıklarınızla kuracağı bilişsel ilişki tam da buna bağlı. Burada elbette yazdıklarınızın içeriği kadar, okuyana ne hissettirdiği de çok önemli. Şaşırttınız mı, kızdırdınız mı, eğlendirdiniz mi, endişelendirdiniz mi?  Yazdıklarınızı okuyanın aklında yazdıklarınızla ilgili olarak, yazdığınız metinle işi bittikten sonra bunlar kalacak. Dolayısıyla yazdıklarınızın içinde şayet akılda kalıcı bir şey yoksa, okuyan yazdıklarınızla bağlantısını bir süre sonra kaybedecek, ister istemez. Yazdıklarınız da unutulacak, ne yazık ki.

7. Okuyana Parmak Şaklatın:

Bana göre, en can alıcı nokta bu bir metinde. Şayet karşınızdakine parmağını şaklatabiliyorsanız, yazdığınız metin bir etki yaratabiliyor demektir. Bu tamamen tecrübeye dayalı bir beceri elbette. Bol bol yazın o yüzden.

Son bir-iki hatırlatma: İlkin bu yazdıklarım bir yaratıcı yazarlık formülü falan değil, sadece kendi bireysel tecrübelerimden edindiğim izlenimler. Dolayısıyla kimseye akıl öğretmek gibi niyetim yok, yanlış anlaşılmak istemem. İkincisi de zannedilmesin ki, ahir zaman pratikleriyle bir derdim var. İşe yaradıkları sürece bir sıkıntı yok.

Akademik Kopya Konusu 28/09/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Geçen sene beş kitabını okuttuğum yayınevinden gelen enteresan cevap: “Yayınevimiz her kitabın akademik kopyasını vermek zorunda değildir!

Oldu canım, ben de sizin kitaplarınızı okutmak zorunda değilim.

Ahmaklık parayla değil ya, konuş gitsin…

İnovasyon Radarı 17/07/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment
Carpe
Şirketlerin Ar-Ge ve İnovasyon Kapasitelerinin tespiti için bir İnovasyon Radarı anketi oluştırduk. Adresi: http://bit.ly/inoradar
On dakikanızı ayırıp yanıtlayabilirseniz, size hemen şirketinizin İnovasyon Kapasitesini raporlayabiliriz. Şirket içinde ne kadar fazla yanıt gelirse, o kadar iyi tabii.
Kolay gelsin…

Yönetim Bilişim Sistemleri’nden Merhaba 22/06/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nün kuruluşunda aktif görev almıştım bu yılın başından itibaren. Müfredatı tasarlarken de özellikle rekabetçi, öğrenci oadaklı ve katma değerli bir müfredat hazırlamaya çalışmıştım. İGÜ İİSBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nün odağında doğrudan  Veri Bilimi (Data Science) var. Bölüm mezunlarımız bu rekabetçi müfredatla Türkiye’nin gelecekteki Veri Bilimi Profesyonelleri olmaya aday.

Hayırlı olsun…

IMG_20170622_080723

Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü

Yıkıcı (disruptive) İnovasyon ve Oyunun Değişen Kuralları 24/05/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Harvard Business Review Türkiye “Disruptors Event” toplantısı. 

Yıkıcı (disruptive) inovasyon, aslında inovasyonun ta kendisi. Disruptor, kritik kütleyi geçtiğinde, oyunun kuralları değişiyor.

Süpermarket kurar gibi Start-up kurmak 24/05/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Start- up dediğin, öyle süpermarket kurar gibi kurulmaz. Daha doğrusu, süpermarket kurar gibi start-up finansman planı yapılmaz. Zuckerberg, Facebook’u kurarken başa-baş noktası mı hesapladı? Yeni start-up’lar eski ekonomiye göre değil, yeni ekonomiye göre kurulmalı ve radikal/yıkıcı (disruptive) inovasyonlarla dünyayı olmasa bile, kendi sektörlerini değiştirmeye çalışmalı. Herkesin kazandığı şekilde para kazanamazsınız, sadece var olan pazardan giderek daha azalan bir payın peşine düşmüş olusunuz.

Bunu gerçekten de yapmak istiyorsanız, yol yakınken süpermaket kurun o zaman, start-up değil…

Öğretim Üyesi Arıyoruz… 11/05/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Aşağıdaki branşlarda öğretim üyesi arıyoruz. İlgilenenlerin özgeçmişlerini acilen bana ulaştırmalarını istirham ediyorum:

1- Uluslararası Ticaret

2-Halkla İlişkiler ve Tanıtım

3-Havacılık Yönetimi (İngilizce)

4-Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce)

5-Turizm Rehberliği

6-Uluslararası Ticaret (İngilizce)

7-Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret

Kültür’de Yeni Medya Sınıfım 24/02/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Bloglar vs.IMG_1276.JPG

Kültür’de Yeni Medya Sınıfı 24/02/2017

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
add a comment

Bloglar vs.

Akıllı kask girişimi Skully iflas etti 08/08/2016

Posted by Aykut ARIKAN in Uncategorized.
Tags: , ,
add a comment

Tipik bir inovasyon olamamış icat örneği. Demek ki fikir ve arge kadar, ticarileştirme de önemli. Ticarileşemeyen hiç bir fikir veya icat (prototip), inovasyona dönüşemiyor. Böyle hazin öyküler ortaya çıkıyor sonuçta. Çok yazık; halbuki potansiyeli olan bir fikirmiş. Neden önce kurumsal pazardan başlamazsınız, onu da anlam. Geliştir bunun kurumsal sürümünü, sat kurumsal müşteriye ve yatırım masraflarını çıkart. Bireysel pazarda ürünü kitleselleştirdiğin zaman, hem nakit akışın olsun, hem de başarı öykün. Gerçekten yazık etmişler. [AA]

Artırılmış gerçeklik özellikleriyle ön plana çıkan akıllı kask girişimi Skully, iflasını müşterilerine attığı elektronik posta ile bildirdi.

from Pocket http://ift.tt/2aNGEZ7
via IFTTT